8 Haziran 2011 Çarşamba

mavi'ye.

    Güzel tesadüf denilen bir şey varsa; senden başkası değil bu. Ben doğdum, sonra sen. Nerede, nasıl mühim değil. Sen doğdun işte. Bu evrenin, bu dünyanın; en önemlisi de bu kızın başına gelmiş ve de gelebilecek en güzel şeylerin toplamısın. Çarpmasısın. Bölmesisin. Çıkarmasısın. 


    Boş konuşuyorum sık sık; kelimelere anlam yüklenmiyor arada bilirsin. Saat bir oldu mu 
ortalık sessizleşiyor. Uyku sorunu var bende. sanki koca dünya terkedilmiş gibi oluyor lan o 
zamanlarda. Sen genelde camış gibi uyuyan adamsın o saatte. Ondan bilgilendirme 
yapıyorum. Ne diyeceğimi acayip derecede unutmuş durumdayım. Heh. Kelimelerim düzgün bir sıralamada değilken bile anlayan adamsın sen beni diyecektim. Bir de çok sigara içince öksürüyorum. Bırakmaya karar verdik. Boğazım acıyo çokca. Bırakcaz ama.


O kadının da dediği gibi; sen hiç kimsenin olamayacağı kadar çok şeyimsin benim. 
yüreğimde sana ayrılan yer herkesinkinden büyük. 
yalnızca bir arkadaş, bir kan kardeş, bir sırdaş, bir çok yakın dost değil; 
bir büyük sevgisin sen. 
yanında sonsuz şımarabileceğim 
ve hala kaybetmekten korkmayacağım tek kişi. 
yani biraz annem, biraz babam, 
hatta hiç görmediğim dedem, belki hiç doğmayacak oğlum... 
sonra daimi hayranım. 
sen benim masumiyetimsin. benim en yakınımsın. aslında belki öbür yarımsın. 
bütün bunlar ne demek 
anlıyor musun?


eminim anlıyorsun. bu yüzden de iyi ki varsın. 
varlığına sevinişimin hiçbir sebebi olmasa bile 
iyi ki varsın.


aaarıı vız vız vız. aaarııı vız vız vız.








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder