bir şey bulamadı. bir sebep. ama istedi. vaktin mi yoktu dese. vardı. çok vakti vardı hem de. ama kimi aradıkları bulundu. kimileri de...
ikisinin arasındaki en büyük fark; birinin acısının diğerininki kadar büyük olmaması. hem de hiçbir zaman. bu, aralarında kalın bir ünlem gibi. acısını daima yanında, açıkta ve ulu orta taşıyan birisi ile tüm insanlarının gidişini daima yanında, açıkta ve ulu orta saklayan birisi arasındaki sevgi yavaş yavaş ölür. bu bitişin hiçbir ölüme, hiçbir bitmeye ve terk edilişe denk düşmeyeceğini, tüm bu aniliklerden çok uzakta olduğunu anlamak -anlatmak- için birinin diğerine işkence etmesi gerekti.
ona işkence etti. uykusuz bıraktı. çoğu zaman aç. çoğu kez arkasından baktırdı, gidişini izletti. çözümsüz ve de çaresiz bıraktı. salt iyiliğini istediğini söyleyerek, sadece kötülüğü için çabaladı. çünkü her şey eskisi gibiydi. onun buralarda olmadığı zamanlardaki gibi. ve hiçbir şeyi değiştirmeyi beceremediğinizde, size yapılması gerekenin bundan başka bir şey olduğunu savunamazsınız.
her şey unutuluyor gibiydi. tüm candan can aldırmalar bile. ve unutmak gibi bir eylem için "gibi" kelimesi daima yetersizdir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder